İçeriğe geç

Dans

Merhabalar 🙂

Umarım iyisinizdir.. Yeni bir günün enerjisini kalbinizde hissetmeniz dileğiyle… Bugün sizlere daha önceden biraz hüzünlenip öylesine yazdığım bir yazıyı izninizle sunmak isterim.

Gözlerim kapalı her yer kapkaranlık, hiçbir şeyi göremiyor olsam bile her şeyi hissedebiliyorum.

Etrafım dümdüz ve yemyeşil küçük ağaçlar var, hava hafif rüzgarlı olmalı ki rüzgarın soğuk nefesini tenimde hissedebiliyorum.

Bir müzik çınlıyor kulaklarımda; sözlerini ben ve hayatıma girenler yazacağız..

Doğmamla birlikte kırmızı perde açılıyor. O da ne? Bir tiyatro sahnesi fakat uzun geniş ve koskocaman.. Alkış sesleri.. Beni izleyen seyircilere baktığımda hepsinin aynı yüze bedene ve detaylara sahip olduğunu fark ediyorum…

Bir yol var sahnenin üzerinde.. Sanırım hayatım bu yolun üzerinde.. Tüm salonu turluyan bir yol.. Biraz da kendimi inceliyorum iplere bağlanmış bir kukladan farkım yok…

Müzik arka planda beni beklercesine kısık bir sesle devam etmekte… Yola ilk adımımı atmamla birlikte müziğin sesi yükseliyor ve işte hayatımın dansı burada başlıyor dostlarım… Üç adım ileri, iki adım geri…

Alkışlarla birlikte sahneye ilk ebeveynlerim çıkıyor. İpler onların ellerinde her yanlışımda o ipler ile beni durdurup daha iyi olabilmem için yardım etmeye çalışıyorlar ve bazen o ipler canımı yakıyor. Onlara da hak vermeliyim sonuçta ilk defa böyle bir durumla karşı karşıyalar… Kendi hayatlarını unutup benim dansıma çoktan kendilerini kaptırmışlar bile. Fakat illa bir zaman gelecek ve onlarda beni bırakacak.

Ben dansıma devam ediyorum… Karşıma tabelalar çıkıyor üstlerinde sorumluluklarımdan tut bir çok şey yazıyor. Kimine uyuyorum kimisini ise okumadan geçiyorum.

Hayatıma ailem dışında ilk defa başkaları girdi bugün. Çoğu benim yaşıtım. Bu çok eğlenceli çünkü şarkımın sözleri afilli olmaya başladı.

Biri geliyor ikisi gidiyor, beşi geliyor üçü gidiyor. Şarkımın bazı yerleri eksik kaldı bile..

Seyircilerin arasına girdim.. Her şeyi aynı olan bu seyircilerin sesleri farklı. Kimisi çığlık atmakta, kimisi kahkaha atıyor ve kimisi ağlıyor. Kısacası bir insanın sahip olabileceği tüm duygulara sahipler ve bunu seslendiriyorlar. Her şeyi içimde, en derinlerde bi yerde hissediyorum.

Çoğu zaman düştüm bu salonda. Dizlerimde izleri kaldığı bile oldu. Fakat dansıma ve şarkımın sözlerine her zaman devam etmekteyim. Sonum nerede bilmiyorum. Salon çok büyük en arka koltukları göremiyorum. İlerisi çok sisli…

Garip bir koku var. Dansımın bitişini, ilerimdeki tabelaları, her şeyi merak ediyorum fakat ilerledikçe canım yanıyor. Ne yapıcam ben? Sadece bir yol diledim ve bu kadar zor oluşunu tahmin edemedim. Yanlışlarım çok fazla. Bazen sadece canım yanıyor. Hayatıma giren her kişi bir şekilde bana izler bırakmayı başardı.

Bu yol madem bana ait neden kontrol bende değil? Her şeyi kendi ellerimle ben yazmak istiyorum. Saflığı arıyorum

İki adım sonrasını bile bilemezken bu neyin cesareti? Çok fazla yardıma ihtiyacım var. Güneş her sabah doğduğu sürece ben de bu salonun sonuna varmaya çalışacağım.

Sevgiler…

Tarih:Genel

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir